BÜYÜK İSKENDER

M.Ö. 356’da efsanevi bir imparator dünyaya geldi. O, Makedonya Kralı II. Philippos’in oğlu Büyük İskenderdi. Philippos, oğlu henüz çok küçükken saraya yabani bir at getirtti. Bu at o kadar vahşiydi ki, ancak birkaç kişi zaptedebiliyordu. İskender babasına yalvararak atı ehlileştirmek istediğini söyledi. Babası oğluna çok güveniyordu. Haksız da değildi.  İskender ata usulca yaklaştı ve ona bir şeyler söyledi.  At sakinledikten sonra atı dizginledi. Makedonya Kralı II. Philippos, oğlunun bu başarısından çok etkilendi. Oğluna, kendine layık bir krallık bulmasını söyledi.

İskender o günden sonra o atı yanından hiç ayırmadı. Atını Makedonya’dan Hindistan’a kadar götüren bu çocuk, Antik Çağ’ın en büyük imparatorluğunun temellerini atacaktı. Bu efsanevi savaş atının adı ‘’Bukefalosdu.’’

Tarihin ilk büyük fatihi olan Büyük İskender, zafere ulaşan yolda adım adım ilerledi. 20 yaşında Makedonya Kral’ı oldu. Dünyanın en büyük güçlerini ezdi. Yunanistan’dan Mısır’a kadar neredeyse dünyanın yarısını fethetmişti. Herkes onu bir kraldan çok, bir tanrı kabul edip önünde eğildi.

Philippos, oğlunun küçük yaşta hem güçlü hem de zeki olmasını istiyordu. Bunun için Atina’dan Aristoteles’i getirtmişti. İskender, Aristoteles’den aldığı dersler sayesinde, askeri tarihin ilk büyük strateji uzmanı oldu.

İskender’in hayal gücünü tetikleyen bir şey vardı. Homeros’un yazdığı destansı şiir, İlyada. Truva savaşlarını anlatan bu şiir, bir mesaj taşıyordu.

Eser de ‘’Yunanlı kahraman Akhilleus (Aşil), Truva şehrinde Hektor’a karşı kanlı bir zafer kazanır. Ancak Akhilleus bir barbar değildir. Savaştan sonra düşmanının cesedini babası Peleus’a vererek iyi niyetini gösterir.’’

Bu eserde anlatılan güç ve merhametin birlikteliği İskender’in dikkatinden kaçmadı. İlyada’yı hayatı boyunca yanından ayırmadı ve gittiği her yere onu götürdü.

İskender, M.Ö 331’de dünyanın en büyük gücü olan Pers İmparatorluğuyla karşı karşıya geldiğinde henüz 26 yaşındaydı. O ve ordusu, Pers İmparatorluğu’na ait olan bugünkü Türkiye’den de aralarında Ezop, Pisagor ve Homeros’un da doğum yeri olan birçok önemli şehri ele geçirdi. Daha sonra Afganistan ve Hindistan sınırlarına doğru ilerledi. Fetihler sırasında ordusuna 25.000 kilometre kadar liderlik yaptı. Kuzey Afrika ve Asya’da 70 yeni Yunan kökenli şehir buldu ve tüm ülke genelinde ortak dil ‘’Yunanca’’ oldu.

Pers Kralı Cyrus gibi İskender’de yendiği insanlardan etkilendi ve değişik kültürleri bir araya getirmenin imparatorluğunu güçlendireceğini fark etti. Makedon, Yunan ve Pers geleneklerini topraklarında birleştirdi. Hatta Perslilerin kendilerine özgü olan giyim tarzını, saray adetlerini ve ibadet biçimlerini benimsedi. İskender’in Makedonyalı generalleri, onun yabancı alışkanlıklarından hoşlanmıyordu. Savaşta hayatını kurtaran en güvendiği dostu Kleitus bile İskender’in çok ileri gittiğini düşünüyordu. Ona bir Yunan’dan çok Persli olduğunu söyledi ve daha fazla dayanamadan İskender’e kılıcını çekti. Bunu gören İskender çok sinirlendi ve hemen eline mızrağını aldı. Bir müddet dövüştükten sonra İskender can dostunu yere devirdi ve mızrağını Kleitus’a sapladı. İskender o anlık sinirle yaptığı şeye inanamadı. Kleitus’u kollarının arasına aldı ve o andan sonra gözyaşları durmadı.  Kleitus’un ölümünün ardından İskender’in üç gün ağlayıp oruç tuttuğu söylenir.

Daha sonra bütün bu olanları unutup harekete geçti ve düşündüğü şeyi yaptı. ‘’Yunan ve Pers kültürünü kaynaştırdı.’’

Önce kendi Persli iki prensesle evlendi ve sonra tüm Makedonyalı askerlerin Persli kadınlarla evlenmesi emrini verdi. Bunun için büyük bir şölenle düğün düzenletti. 10.000’den fazla çifte çeyiz ve hediyeler verdi. İskender, Doğu ve Batı evliliğinden doğan tüm çocukların nesiller boyu imparatorluğunu yaşatacağını umuyordu.

Bu toplu düğünden bir yıl kadar sonra 32 yaşındayken öldü. Bazıları tifo veya sıtmadan öldüğünü söyler; bazılarıysa kendi topluluğundaki düşmanları tarafından zehirlendiğini.

Büyük İskender’in hükümdarlığı 12 yıl 8 ay kadar sürse de, Yunan kültürü antik dünyada Atina’dan Ortadoğu’ya ve Kuzey Afrika’dan  Asya’ya doğru yayılmaya devam etti.

İskender’in ölümünün ardından baş generallerinden biri olan Ptolemies, ülkeyi devraldı. Böylece 300 yıl boyunca devam eden Ptolomies Hanedanlığı başlamış oldu. Ama Yunan dili ve gelenekleri yayılmaya devam etti. Ptolemies , Mısır’a yerleşse bile!

Sevgilerimle,

ESRA DOĞRUL

Kaynakça:

Homeros-İlyada

Andrew Marr-Büyük Dünya Tarihi

William H. McNeill- Dünya Tarihi

2 Comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s