KURŞUN ASKER

Bir zamanlar bir ‘’kurşun asker’’ Hollandalı bir çocuğa şöyle demiş:

Bizim harika dostlarımız var. Hepsinin içinde kurşun var. İnsanların buluşup büyük kurşun ailesinin diğer mutlu üyeleriyle de tanışabileceği bir parti versen ya?

Partinin ilk konuğu neşeli ampulmüş. Çok parlağımdır demiş. Geceleri hep parlarım. Parlaklığımın sebebi camım. İçerdiği kurşunla daha da parıldarım.
Sonra bir çift kauçuk ayakkabı Hollandalı çocuğun koluna girip şöyle demiş:
Seni kuru ve sıcak tutar korur kollarız. Kalıba koyup yapan bizi, şöyle demişti bize:
Güçlü sağlam canlısınız. Çünkü kurşun var içinizde…

KURŞUN TANRISI SATÜRN

Antik Romalılara göre halkası olan haşmetli gezegen Satürn gerçek bir yer, bir gezegen değildi. O bir Tanrı Kral’dı. Cennetle dünyanın evliliğinden olma bir çocuktu. ‘’Kurşun Tanrısı…’’

HİÇ DUYMADIĞIMIZ DÜNYA’NIN EN ÖNEMLİ BİLİM İNSANI

Yaklaşık 1 milyon yıl önce büyük bir göktaşı kendinden çok daha küçük göktaşını sektirip onu yeni bir rotaya soktu. 50.000 yıl kadar önce bir çarpışmayla sonlanan bir rotaya… Büyük kanyonun semalarında görününce buraların huzurunu bosmuş olmalı. Arizona adı verilecek işte bu krateri yarattı!
Bu krateri yaratan demirli göktaşının kırıntıları günümüze kadar ulaştı. Bu demirin ne kadar zaman önce oluştuğunu bilsek dünya dahi tüm güneş sisteminin yaşını da bilebilirdik. Ama bunu nasıl öğrenebiliriz?

ORTALIK IŞILDIYOR

Peki yaşam hakkında ne biliyoruz?
Gökyüzünde ne görüyorsunuz?
Kaç yıldız var?
Kaç dünya var?
Canlı olmanın kaç yolu var?
Kendinizi küçük mü hissettiniz?

”DA YU”

Nesilden nesile aktarılan eski bir efsaneye göre, Xia kabilesinin güçlü lideri Shun, Gun isimli bir adama tarihin ilk büyük mühendislik harikalarından birini yapmasını emretti. Bedeli çok ağırdı. Başaramazsa hayatıyla ödeyecekti…

KONFÜÇYÜS NE DEMİŞ, BEN DE BİLMİYORUM!..

Biz çocukken kardeşimle en sevdiğimiz programlardan biri televizyondan yayınlanan bilgisayar oyunu Hugo’ydu. Programın hiçbir bölümünü kaçırmazdık. Adeta ekrana kitlenirdik. Telefonla küçük izleyicilere ulaşılır, onların Hugo’yla birlikte seyahat etmesine izin verilirdi. Yarışma programın da Tolga abi yarışmaya telefonla bağlanan küçük seyircilere sorular sorardı. Bir gün bir yarışmacıya bir soru yöneltildi: Konfüçyüs ne demiş? Tolga abi soruya cevap veremeyen çocuk için Hugo’dan yardım istedi: Hugo, Konfüçyüs ne demiş? Hugo şöyle cevap verdi: Ben de bilmiyorum. O gün bugündür kardeşimle 6 yaşından beri aklımızda bir espiri olarak yer edindi. Sanırım tarihe ilgimiz küçük yaşlarda böyle başlamış oldu. Ara sıra aklımıza geldikçe bu repliği kullanırız. Bugün de yine aklıma geldi. Hazır aklıma gelmişken de size biraz Konfüçyüs’ten bahsedeyim. Sanırım artık ne dediğini biliyorum…

SİDDHĀRTHA GAUTAMA 

Bir ağacın altına bağdaş kurup oturdu. Yavaş yavaş Siddhārtha etrafla ilgisini kesmeyi başardı. Hayatında yaşamış olduğu tüm anları düşündü… Saatler geçti, günler geçti…

Zihni tamamen temizlendi, kendini kaybedene dek… 

Ve bir gün birden nefesi kesildi, bağırarak uyandı… Tekrar nefes almaya başladı. 49 gün sonra niyahet iç huzura kavuşmayı başardı…

PRENS OLEG

MS. 882’de Rus tarihini değiştiren Viking kabilesinin lideri ve Kiev’in kurucusu Oleg adamlarıyla Doğu Avrupa’da Dinyeper nehrine (Özi) açılır. İki Viking savaşçısının izine düşer. Ascot ve Dyri, kraldan izin almadan önemli bir ticari sömürgesi olan Kiev isimli yeri alıp, yönetimi ele geçirirler.

 KAÇKARLAR

Bukla Tur’un tüm programlarının çıktılarını aldım. Caddebostan sahilde en iyisini bulabilmek için hepsini yan yana getirip listeledim. Yedi seçenekten birini seçtim. Yani en zorunu. ”Trans Kaçkar” Karadeniz turlarının içerisinde en zorudur. Çok zorlu bir gezi olacaktı benim için. Çünkü tırmanış gerektiren dik patikalar ile karşı karşıya kalacaktım. Kaçkarlar, Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan bir dağ sırasıdır. En yüksek noktası Kaçkar Kavrun Dağı 3932 metre yüksekliktedir.

VİKİNGLER BAŞLIYOR

Viking gemileri o kadar hafif ve güçlülerdir ki, denizden-nehire, nehirden-denize geçiş esnasında karada bile belli sınırlarda hareket edebilirler. Böylece İsveç Vikingleri sadece Almanya ve Polonya’ya değil, aynı zamanda nehirler aracılığıyla Rusya, Hazar Denizi ve Karadeniz’e, oradan da Ukrayna, Türkiye ve Yunanistan’a kadar ulaşırlar. Vikingler sadece bu bölgeye ulaşmakla kalmamışlar herkesin bildiği tarihin aksine…

BU TOHUMLAR ÇILDIRMIŞ OLMALI

Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti, üzerinde başka hiç bir renk bulunmayan siyah bir lale yetiştirene ödül verileceği açıklar. Herkes bunun imkansız bir şey olduğunu düşünür. Ödül olarak 100 bin florin vaat edilir. Bunun için tüm çiçekçiler çalışmalara başlar. Cornelius Van Baerle de hemen lale ekimlerine başlar…