KAÇKARLAR

Bukla Tur’un tüm programlarının çıktılarını aldım. Caddebostan sahilde en iyisini bulabilmek için hepsini yan yana getirip listeledim. Yedi seçenekten birini seçtim. Yani en zorunu. ”Trans Kaçkar” Karadeniz turlarının içerisinde en zorudur. Çok zorlu bir gezi olacaktı benim için. Çünkü tırmanış gerektiren dik patikalar ile karşı karşıya kalacaktım. Kaçkarlar, Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan bir dağ sırasıdır. En yüksek noktası Kaçkar Kavrun Dağı 3932 metre yüksekliktedir.

VİKİNGLER BAŞLIYOR

Viking gemileri o kadar hafif ve güçlülerdir ki, denizden-nehire, nehirden-denize geçiş esnasında karada bile belli sınırlarda hareket edebilirler. Böylece İsveç Vikingleri sadece Almanya ve Polonya’ya değil, aynı zamanda nehirler aracılığıyla Rusya, Hazar Denizi ve Karadeniz’e, oradan da Ukrayna, Türkiye ve Yunanistan’a kadar ulaşırlar. Vikingler sadece bu bölgeye ulaşmakla kalmamışlar herkesin bildiği tarihin aksine…

BU TOHUMLAR ÇILDIRMIŞ OLMALI

Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti, üzerinde başka hiç bir renk bulunmayan siyah bir lale yetiştirene ödül verileceği açıklar. Herkes bunun imkansız bir şey olduğunu düşünür. Ödül olarak 100 bin florin vaat edilir. Bunun için tüm çiçekçiler çalışmalara başlar. Cornelius Van Baerle de hemen lale ekimlerine başlar…

SOLOMON, HÜDDÜD ve KRALİÇE NİCAULA

Solomon Hüdhüd’ü merak ediyor ve onun bu kayboluşundan ötürü kızmaya başlıyordu. Solomon diğer kuşlara: ‘’Hüdhüd nerededir?’’ diye sordu. ‘’Bilmiyoruz’’ dedi diğer kuşlar. Tam bu sırada Hüdhüd kuşu kanat çırparak çıkageldi. Nefes nefese kalmış bir halde Solomon’a doğru: ‘’Saba ülkesinden haberler getirdim. O ülkenin halkına büyük bir tahta oturan ve herşeye sahip olan çok zengin bir kraliçenin hükümdarlık ettiğini gördüm. Adına ‘’Nicaula’’ (Nikola) diyorlardı…

CANLI MEZARLAR

Kapıdan içeri girdim.
İçeri de bir nefessizlik…
Yürüdükçe adımlarım toprak oluyor sanki…
Karışıyorum toprağa..
Bir can bekliyorlar sanki…
Elimi uzatsam onlar da ellerini uzatacaklarmış gibi hissediyorum, duyuyorum…
Yürüyorum, içeride izler aramak için…
Yürüdükçe karanlığı hissediyorum.
Karanlığın içinde bin nefes, bağıran canlar var…

ASUR KRALI SENNACHERİB

Bu zalim Kral 200.000 savaşçı askerlerle adeta çelik bir ağ örmüştü. Asurlular yeni bölgeler, köleler bulmak ve Ninova Sarayı’na altın götürmek için yakıp yıkıyorlardı. Mezopotamya’nın diğer büyük gücü Babil’le ölüm-kalım savaşına girdi ve zaferle çıkmayı başardı. Komşu ülkeler haraç vermek zorundaydı. Yoksa işgal edileceklerdi. Yehuda Kralı ödemeye ititaz etti…

ÇOCUKLUĞUMUN RAMAZANLARI

Eskiden Ramazan’ı hatırlarım… Ailem küçük olduğumuz için sahura kaldırmazdı. Çünkü 4-6 yaşındaki çocuklarına oruç tutturmaya kıyamazlardı. Bende kardeşimle birlikte sahur saatine kadar uyuyakalmayalım diye saat başı nöbet tutardık. Sanki günlerce aç kalacakmışız gibi kapasitemizden oldukça fazla yemek yerdik. Ezan sesine kadar da sıra sıra yatağımızdan kalkar, kardeşimle birbirimize su verirdik.

CYRUS VE KARUN

Pers askerleri, Croesus’u elleri ve ayakları bağlı bir şekilde odunların üzerine yatırırlar. Efsaneye göre Croesus kurtarması için Tanrı Apollo’ya seslenir. Aniden şiddetli yağmur yağmaya başlar ve alevler söner. Tanrı Apollon, Croesus’u kurtarmaya gelmiştir. Ve Croesus yanarak ölmekten kurtulmuştu. Her şey Pers lideri Cyrus’un insafına kalmıştı.

GÖZ KAMAŞTIRAN MUCİZE

Başlangıçta hiçbir şey yoktu.
Yalnızca sonsuz karanlığın sessizliği…
Ama yaradanın rahmeti, boşluğun çehresine kadar dalgalanarak fısıldadı.
IŞIK OLSUN… Işık oldu… Ve İYİLİK DOĞDU.
Birinci gün ve sonra şekilsiz ışık özünü benimsemeye başladı ve şekillendi.

BENİM ADIM 19 MAYIS

BENİM ADIM 19 MAYIS

HER YIL BU TARİHTE DOĞARIM

MİLLETİMİN BAĞIMSIZLIĞI BENİM YÜCELİŞİMDİR

GURURLA GEZERİM HER ÜLKEDE

NE MUTLU BİR ATATÜRK’ÜM VAR

BENİ VE HERKESİ HER ANLAMDA DÜŞÜNMÜŞ

BUNCA EZİYETE RAĞMEN BİZE BAYRAMLAR ARMAĞAN ETMİŞTİR

BENİM ADIM 19 MAYIS

BEN HER YIL BUGÜN DOĞARIM

VE SONSUZA KADAR YAŞARIM

HIDIRELLEZ VE ST. GEORGE KISSALARI

Keşkek ve mesirden sonra Hıdrellez’in de UNESCO’nun, “Somut Olmayan Kültür Mirası” listesine girmesi için hazırlıklara başlanıldı. Hıdrellez ve Saint George birlikte UNESCO’ya aday oldu. Mesir Macunu Festivali’nin UNESCO’nun, “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne” kabulü ile liste 2009’da Karagöz, Âşıklık Geleneği ve Türkiye, Azerbaycan, Hindistan , İran , Kırgızistan, Pakistan, Özbekistan’da da kutlanan ‘nevruz’ ortak yapılan başvuru ile listeye dahil edildi. 2010’da Geleneksel Sohbet Toplantıları, Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali ve Alevi-Bektaşi Ritüeli; Semah, 2011’de ise Tören Keşkeği Geleneği, Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne girdi. 2012 yılında ise Mesir Macunu Festivali, UNESCO 7. Hükümetler Arası Komite toplantısında değerlendirilerek listede yer aldı. UNESCO’ya giren gelenek sayısı 10’a çıktı.

JOLLY İLE KAPADOKYA TURU

Uzun yıllar yurt içi ve yurt dışı turlara ‘’Jolly Tur’’ ile gittim. Birbirinden renkli insanlarla tanıştım. Münferit olarakta oldukça iyi bir gezginimdir. Kıtalar arası seyahatlerde de bulundum. Bu yazımda sizlere tur şirketleri ile de eğer şansıylasınız muhteşem hissetmenizi sağlayacak bir tatil yapabileceğinizi aktarmaktır. Siz bir yola çıkmaya evet deyin, gerisini ‘’Jolly Tur‘’ ’ a bıkarın ve güvenin. Hiç birinde mutsuz olduğumu hatırlamıyorum.