İçeriğe geç

KategoriMitoloji

APOLLO’NUN GÖZYAŞLARI

Apollo, tanrı Zeus ve tanrıça Leto’nun en güzel oğluydu, o tanrıların en güzeliydi. Saçları altın rengi ve gözleri gök mavisiydi. Masmavi bir tunik giyerdi. Giydiği giysi yüzünü ve bedenini daha da parlatırdı. Panter gibi güçlü ve parıldayan bir derisi vardı, göz alıcıydı. İnsanların yüzleri onu görünce aydınlanırdı. Üzerinde yay ve oklarını taşırdı. Altından arabası ve atları vardı. Geçtiği yerlere alev ve ışıltı bırakıyordu…

SOLOMON, HÜDDÜD ve KRALİÇE NİCAULA

Solomon Hüdhüd’ü merak ediyor ve onun bu kayboluşundan ötürü kızmaya başlıyordu. Solomon diğer kuşlara: ‘’Hüdhüd nerededir?’’ diye sordu. ‘’Bilmiyoruz’’ dedi diğer kuşlar. Tam bu sırada Hüdhüd kuşu kanat çırparak çıkageldi. Nefes nefese kalmış bir halde Solomon’a doğru: ‘’Saba ülkesinden haberler getirdim. O ülkenin halkına büyük bir tahta oturan ve herşeye sahip olan çok zengin bir kraliçenin hükümdarlık ettiğini gördüm. Adına ‘’Nicaula’’ (Nikola) diyorlardı…

ASUR KRALI SENNACHERİB

Bu zalim Kral 200.000 savaşçı askerlerle adeta çelik bir ağ örmüştü. Asurlular yeni bölgeler, köleler bulmak ve Ninova Sarayı’na altın götürmek için yakıp yıkıyorlardı. Mezopotamya’nın diğer büyük gücü Babil’le ölüm-kalım savaşına girdi ve zaferle çıkmayı başardı. Komşu ülkeler haraç vermek zorundaydı. Yoksa işgal edileceklerdi. Yehuda Kralı ödemeye ititaz etti…

CYRUS ve KARUN

Pers askerleri, Croesus’u elleri ve ayakları bağlı bir şekilde odunların üzerine yatırırlar. Efsaneye göre Croesus kurtarması için Tanrı Apollo’ya seslenir. Aniden şiddetli yağmur yağmaya başlar ve alevler söner. Tanrı Apollon, Croesus’u kurtarmaya gelmiştir. Ve Croesus yanarak ölmekten kurtulmuştu. Her şey Pers lideri Cyrus’un insafına kalmıştı.