AŞK SADECE ONLARIN KANITLAYABİLECEĞİ BİR TARİH

Antik Mısır, Akdeniz dünyasındaki en önde gelen medeniyetlerden biriydi. Üç bin yıl sonra büyük Firavun Krallığı çökme eşiğine geldiğinde, Akdeniz’in yeni büyük devleti Roma İmparatorluğu Mısır’a egemen oldu.

Romalılar aşırı derecede baskıcı, saldırgan ve maceraperestti. Uygarlıklarını Batı’da ve Doğu’da taşıyabilecekleri kadar uzağa taşımışlardı. Ama Mısır’ın bazı dış bölgelerini ele geçirmiş olsalar da tamamen fethetmiş değillerdi.

Roma Mısır’a mali açıdan hakimdi. Firavun’a hizmet eden görevliler, içerdeki güç çekişmelerine kaynak sağlamak için Roma’dan asker kiralayıp onlardan büyük meblağa da borç aldılar. Şansları var ki Mısır kredi vermeye değer bir müşteriydi. Mısır tahıl açısından çok bereketliydi. Mısır’ın bereketi hem arzulanmasına sebep oluyor, hem de onu güvende tutuyordu.

Kendi çıkarları doğrultusunda Roma hükümdarları da kendi halkını hoş tutmak zorundaydı. Mısır’ın yiyeceklerinden faydalanabilmek için Mısır’ı eyalet yapıp, oraya bir Vali atadı. Ayrıca yerel yönetimini kontrol etmek amacıyla tahta kukla krallar çıkardı. XIII.Ptolemy, o kukla krallardan biriydi. Roma parası alıyordu. Senato da Roma’nın Mısır’ı fethedip etmemesi konusundaki fikirler değişip duruyordu. Yunan kentleriyle Mısır taşrası arasındaki kültürel ve etnik bölünme Ptolemy toplumu boyunca bir fay hattı gibi işledi. Hassas bir barış ortamı vardı. Ama her an bu sahte barış ortamı bozulabilirdi…

Ama Mısır’ı bu durumdan kurtaracak tek bir firavun vardı. Kendisini yaşayan tanrı olduğuna inandıran bir kadın hükümdar, dünyanın en büyük güçlerine karşı geldi.

M.Ö 69’da dünyaya gelen Mısır’ın Kraliçesi Cleopatra, tıpkı kardeşi XIII. Ptolemy gibi Mısır Firavunları’nın köklü soyundan gelen en büyük kız çocuğuydu. Ondan önce hanedan da altı kraliçe Cleoparta daha oldu. Babası Dionysos (XII. Ptolemy) ‘’Genç Osiris’’ diye selamlanırdı. Cleopatra da doğduğu andan itibaren yarı kutsal varlık olarak ilan edilmişti. Babası Dionysos Rodos, Ephesus ve Roma’da gezilerinde kızını da yanına alırdı. Cleopatra yaşayarak değerli şeyler öğrenmişti. Cleopatra babası öldüğünde on yedi yaşındaydı. Babasının vasiyeti gereğince tahtı büyük olan erkek kardeşi XIII. Ptolemy’le paylaşırken, Roma onların resmi koruyucusu olarak atandı.

ilk resim.jpg
Cleopatra filminden (1953); Elizabeth Taylor

Cleopatra geleneklere bağlı olarak on yaşındaki erkek kardeşi Ptolemy’e eş olarak seçildi. Bu kutsal kanı kraliyet ailesi içinde tutmayı amaçlayan bir Mısır geleneğiydi. Cleopatra’nın babası bir suikasta kurban gitmedi ama kendisi ve kardeşi bu taht oyunlarının içine zorla sokuldu. Mısır Kralı XIII.Ptolemy’in danışmanları onun aklına bir isyan ya da ikisi arasında yaşanabilecek bir uyuşmazlık fikrini soktu ve Cleopatra saraydan atıldı.

Cleopatra’nın hükümdarlığının henüz üçüncü yılında Mısır’da yaşanan bu iktidar çatışması, Romalı General Julius Ceasar’a ihtiyaç duyduğu mazereti sunmuştu. Ceasar kraliçe ve kardeşine ara buluculuk yapma kisvesi altında askerleriyle Mısır’a gitti. Kraliyet şehri Akdeniz dünyasının en güçlü adamını ağırlayacaktı. Ceasar acımasız bir savaşçıydı. Ayrıca Roma’da güçlü olmayı çok isteyen hırslı bir siyasetçiydi.

sezar
Cleopatra filminden (1953); Rex Harrison

Ancak Ceasar’ı Mısır’da pek de hoşlanacağı bir şey beklemiyordu. Ceasar’ın ezeli düşmanı Roma diktatörü Pompey, Caesar’la olan savaşından kaçmayı başarmış ve Mısır’a ayak basmıştı. Pompeyle Cesar’ın aralarındaki sorun Roma’nın nasıl yönetileceğiyle ilgiliydi. Pompey Cumhuriyetçiliği, Ceasarsa monarşi yönetim biçimini savunuyordu. Yani İmparatorluk.

Bir zamanlar Roma dünyasını yönetmiş olan Pompey Mısır’da aşağılayıcı sonuyla karşılacaktı. XIII. Ptolemy’nin subayları onu Mısır kıyısına çıkar çıkmaz bıçaklayarak öldürdü. Ptolemy, Pompey’in öldürülmesiyle Ceasar’ın dostluğunu kazanacağını zannettiyse de feci şekilde yanılmıştı.

Kukla kral ne denirse onu yapıyordu ve daha da ileri gitmişti. Sezar’a, Pompey’in kesilip turşusu kurulmuş başını sundu. Ceasar yurttaşı bir Roma generaline yapılan bu vahşice muameleye karşı çok kızdı. Pompey bunu hak etmemişti. Bir şeyler yapması gerektiğini düşündü.

Olanları duyan Cleopatra, Filistin’de kurmaya çalıştığı orduyu bırakıp, ona en sadık ordusuyla birlikte dört günde İskenderiye’ye geçti. Cleopatra aradığı fırsatı yakalamıştı. Kendi kaderini ve ülkesinin kaderini Ceasar’ın ellerine bırakmaya karar vermişti. Tek umudu Ceasar’ı kendi yanına çekmekti.

Ama Cleoparta Ceasar’a zaten elde edemeyeceği bir şey sunamazdı. Tabi tek bir şey dışında. ‘’Kendisi.’’

Ceasar’ın huzuruna çıkmak için kardeşi XIII. Ptolemy’nin muhafızlarını atlatarak onun odasına girmenin bir yolunu buldu. Onunla tanışmak için bir halının içine uzandı ve halı rulo yapıldı. Cleopatra’nın en güvendiği danışmanlarından biri, onu sırtında taşıyıp halıyı Ceasar’ın önünde açtı ve içinden Cleopatra çıktı. Mısır tahtının koruyucusu Cleopatra, Tanrıça İsis’in reenkarnasyonuymuş gibi çıktı.

Yunan tarihçi Plutarkhos’a göre, Ceasar Cleopatra’nın zekasından büyülenmiş ve cazibesine kapılmıştı. Cleopatra artık tahta geçmek için bir şans yakalamıştı.

Pompey’in başını kestirdiği için XIII. Ptolemy’den iğrenen Sezar, Cleopatra’ya ve onun Mısır tahtı üzerindeki iddiasına destek çıktı. Ama kendini büyük bir fiziksel tehlikeye sokmuştu. Ve bir çok arkadaşı neden böyle bir çatışmaya dahil olduğunu merak ediyordu.

Ceasar’ın birlikleri Mısır’ın ordusuyla çatışıyordu. Çatışma da XIII. Ptolemy hayatını kaybetti. Rakibinin aradan çıkmasıyla, taht Cleopatra’ya geri verildi. Cleopatra kazanmış ama Mısır kaybetmişti. Nil Vadisi’ne artık sürekli olarak yerleşmiş olan üç Roma lejyonu bunun kanıtıydı.

Elli iki yaşındaki Romalı Generali Mısır’ı yirmi bir yaşındaki Ptolemy Kraliçesi’ne teslim etti ve onunla birlikte İskenderiye’de kaldı.

Peki, Cleopatra Julius Ceasar’ı nasıl büyülemiş olabilirdi?

Cleopatra, Ceasar’a kendini tanrıça olduğuna inandırmıştı. Mısır’ın büyüler kitabını duymuşsunuzdur. Mısırlılar ölüm ve ölümden sonraki hayata önem veriyorlardı. Cleopatra yaptığı uygun büyü gücüyle onu etkilemiş olabilirdi. Belki de bedenini onunla birleştirebilmek için şeytani ruhlarla iş birliği yapıyordu.

cleopatra6

Dünyaya gelmiş en güzel kadın olsa bile onunla sex yapma vadiyle, Ceasar gibi çok zeki ve kurnaz bir hükümdarın davranışını tamamen değiştirmesine ve değerli bölgeleri kaybetmesine, politik mevkiine zarar vermesine ve hatta hayatını tehlikeye atmasına yetecek bir güdümüydü?

Burada birkaç unsurun birleşimi söz konusu:

Birbirinden ihtişamlı kostümlerinin içinde kendini adeta bir tanrıça gibi gösterebiliyordu. Kusursuz bir yüzü ve vücudu vardı. Saç stilleri, makyajı ve elbiseleriyle de vurgulanan güzelliği, cinsel çekiciliğini daha da arttırıyordu. Bir insanı nasıl eğlendirebileceğini biliyordu. Tüm bunlar birleşince çekiciliğine çekicilik katıyordu. Aşkın, tutkunun ve eğlencenin her yolunu Ceasar’a sunuyordu.

Uzun kartal burnu ve sivri çenesiyle Cleopatra modern ölçülere göre çekiciydi. Savaş kazanmış ve çok şey görüp geçirmiş Ceasar, pek de hayatının en güzel döneminde değildi.

cleopatra_1963_735x580_22934-01[1]

Ne var ki ‘’güzellik bakanın gözündedir ve iktidar kanıtlanmış bir afrodizyaktır.’’ Kimya işe koyuldu.

Cleopatra’nın güzelliği onun en büyük varlığı değildi. Nil’in güzel kraliçesi tarihe karşı büyük bir merak duyuyordu. Aynı zamanda hitabet, felsefe ve bilim konusunda da eğitimliydi. Entelektüel biriydi. Yunan ve Mısır dillerinin yanı sıra Aramice ve Süryanice gibi yedi dil biliyordu. İyi eğitimli genç bir kadındı. Bir bilim insanı ve hatta filozoftu. En keskin Yunan bilginleriyle bile tartışabiliyordu. Aynı zamanda hiç şüphesiz Akdeniz dünyasının en zengin kadınıydı ve Ceasar gibi insanlar bundan hoşlanırdı. Yukarı ve Aşağı Mısır’ın Firavun’u olduğu için Ceasar’a muazzam güçlü biri gibi gelmiş olabilirdi. Ceasar’ın onu Mısır’ın kraliçesi yapması çok işine yarayacaktı.

elizabeth-taylor-cleopatra-blue-dress

YAŞAYAN TANRILAR

Cleopatra’nın bütün bu özellikleri bağımsız iktidarını korumasını sağladı ve onlar Nil boyunca düzenlenen bir törenle Mısır geleneklerine uygun bir şekilde evlendiler. Mısır için bu iki yaşayan tanrının birleşmesiydi. Ancak Roma bu evliliği kabul etmek istemiyordu.

Cleopatra daha da ileri giderek Ceasar’ı cesaretlendirdi. Roma’ya başkaldırmasını ve Roma’nın tek hakimi olmasını istedi. Ceasar’ın yönetimi zaten şüpheli bir şekilde bir kralın hükümdarlığını andırıyordu. Ama Roma Cumhuriyeti Monarşiye kesin bir şekilde karşı durumdaydı. Kendisini Kral ilan edip bir monarşiyi kuracağından endişelenen Cumhuriyetçiler, Julius Ceasar’ı diktatör ilan ettiler. Ceasar’a Roma’da diktatörlük tacını giydirirken tanrılara yakışır şekilde dini bir tören düzenlendiler.

mark antny sezar.jpg
Cleopatra filminden (1953); Marcus Antonius’u canlandıran Richard Burton ve Julius Ceasar’ı canlandıran karakter Rex Harrison

Ceasar tören sırasında yüzünü gök ve gök gürültüsü tanrısı olan Jupiter rengine boyadı. Yani kırmızıya. Ona ‘’Jupiter Julius’’ adı verildi. ‘’July (Temmuz)’’ ayına da onun adı verildi.

Ne var ki Ceasar’ın sonunu getirecek olan şey kendi başarısı olacaktı. Cleoparta karnında Ceasar’ın oğlunu bekliyordu. Yani Mısır ve Roma dünyasının güçlü lider adayı olacak olan ‘’Caesarion’ı.’’ Ceasar, artık iki büyük imparatorluğun birleşmesi gerektiğine inanıyordu. Ceasarion iki yaşına geldiğinde, kraliçeyi oğluyla birlikte Mısır’a yanına çağırdı.

Cleopatra popülerliğin zirvesinde olduğu M.Ö 46 yılında, Ceasar’ın davetlisi olarak Mısır’dan ayrıldı ve Roma’ya gitti. Roma halkı sokaklara çıkmış, Cleopatra’nın gelişini bekliyordu. Güzel kraliçe, Roma sokaklarına ihtişamlı bir gösteriyle girdi. Dışardan bakan biri Cleopatra’nın Roma halkının sevgisini kazanmaya çalıştığını düşünebilirdi. Böyle bir şeye inanmamak için hiçbir neden yoktu.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kraliçenin askerleri atları üzerinde borazan ve trompet sesleriyle senatoyu selamladılar. Büyük gösteri başlamıştı. Dansçılar önce Yunan kostümleriyle figürleri sergilediler. Sonra Afrikalı ve şaman dansçılar senatoya girdiler. Birbirinden usta ve güzel dansçılar etrafa renk saçıyordu.

Kraliçe en ihtişamlı gösterisini sona saklamıştı. Kuş tüyleri ve altınlarla süslenmiş flamalarıyla giren Mısırlı dansçılar Cleopatra’nın geldiğini haber veriyor gibiydiler. Yaptıkları görsel şölene bir de Mısır’ın ünlü piramitlerinin maketlerini koyup içinden birbirinden güzel kuşları çıkarttılar.

Cleopatra-ElizabethTaylor-winking-gif.gif

Kraliçenin senatoya gelişini haberdar eden müzik sesleri, halkın ve senatonun kulaklarını doldurdu. Halk sevinçle coşmaya başladı. Roma askerleri insanların coşkusunu kontrol etmeye çalışarak, halka göz açtırmadı. Cleopatra Mısırlı saray muhafızlarının arkasındaki dev boyuttaki aslan gövdesinin üzerine oturmuş, dünyanın en eski ve en büyük heykellerinden biri olan Giza Spenksi’yle Firavun Kefren’i temsil etmişti.

Ptolemy Kraliçesi Romalıların karşısına hem Mısır’ın hem de Yunanistan’ın dişi tanrıları gibi çıkmıştı. Bereket Tanrıçası ve Mısır mitolojisindeki en büyük tanrıça olan İsis’le, Aşk Tanrıçası Afrodit’in bir karışımı gibi görünüyordu. Tanrıçayla kraliçe bir araya gelmişti.

Cleopatra İçgüdüsel sunum ve propaganda yetenekleriyle diplomatik ve siyasi bir zirveyi dini bir gösteriye dönüştürmüştü. Bu benzeştirilen gösteri Julius Ceasar’ın gururunu okşamış ve ondan otuz bir yaş küçük bir kraliçe tarafından büyülenmişti. Cleopatra bu özellikleri bilinçli bir şekilde harmanlamıştı.

18909604-r_640_600-b_1_d6d6d6-f_jpg-q_x-20080117_024435.jpg

Senatodaki kadınlar ona gıptayla baktı. Yüzleri adeta allak bullak olmuştu. Saray muhafızları onu ve oğlu Ceasarion’u tahtırevan üzerinde heykelin merdivenlerinden yavaşça aşağı indirdi. Cleopatra Ceasar’a doğru yürüdü ve onun karşısında eğildi. Senato üyeleri ayağa kalkıp onları alkışladı. Kraliçe Roma halkının gönlünü adeta fethetmişti.

Cleopatra Anka kuşunu andıran altından peleriniyle güneş gibi parlıyordu. Başına deve kuşu tüyüne benzer şekliyle Mısır’ın gelmiş geçmiş en büyük tacını takmıştı. Ceasar’ın yanına doğru yürüdü. Senato üyeleri ayağa kalktı. Sezar’ın karşısına geldiğinde eğildi ve ona selam verdi. Kraliçe Roma halkının gönlünü fethetmişti.

Roma ‘’Romulus ve Remus’dan beri’’ böyle bir şey görmemişti.’’

43f44c7cec77c34eb3213763eb86a493.jpg

Karşılama töreninden sonra Roma’da misafir edilen Cleopatra, Ceasar’ın Tiber Nehri’nin karşısındaki mülkünde ağırlandı. Kaldığı süre zarfında İtalya’da korkunç dedikodular yayılmaya başladı. Ceasar’ın Roma İmparatorluğu’nun başkentini Mısır’a taşımayı düşündüğü konuşuluyordu. Senatoyu yürürlükten kaldıracağı söylentisi vardı.

Sezar’ın senatonun önünde İtalya dışında evlilik yapmasına, yabancı bir eşten çocuk sahibi olmasına ve ikinci bir başkent kurmasına izin veren taslak tasarı, Romalıların en kötü korkularını onaylıyormuş gibi görünmekteydi.

Bu yaşayan tanrı çok ileri gitmişti. Roma’nın siyasi isimleri ona karşı nefret doluydu. 15 Mart 44 yılında Ceasar senatodaki toplantıya gitti. Romalı politik liderler titanın gitmesi gerektiğine karar verdi. Toplu bir dilekçe verme bahanesiyle Ceasar’ın dikkati dağıtıldı. Ve her yeri bıçaklanarak öldürüldü.

Son darbeyi Ceasar’ın arkadaşı Brutus’ün vurduğu söylenir. ‘’Sende mi Brutus!’’

Ceasar’ın 15 Mart M.Ö 44 yılında öldürülmesi, Cleopatra’nın egzotik tutkularını alt üst etti. Artık onu destekleyecek kimse kalmamıştı. Cleopatra Roma’yı terk etti ve yurdu İskenderiye’ye geri döndü.

Ceasar’ın ölümüyle Roma İmparatorluğu bir kez daha bölündü ve yıllar süren bir iç savaşa yol açtı. Savaş Mısır’a da yayıldı.

Bakalım Cleopatra bu sefer kendini nasıl kurtaracaktı…

https://wordpress.com/post/esradogrul.com/2539

Sevgilerimle,

Esra DOĞRUL

Kaynakça:

SPQR Antik Roma Tarihi-Mary Beard

Eski Mısır-Toby Wilkinson

Görsel Anlatılar; 1953’de senaryosunu Joseph Mankiewicz’in yazdığı Cleopatra ismindeki filmden uyarlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s