İçeriğe geç

Etiketfeatured

“IŞIĞIN UYANIŞI: KARANLIĞIN DERİNLİKLERİNDE KOŞAN RUHLAR VE KOZMİK DÖNÜŞÜM”

Evrenin sırları, şimdi yeni bir döngüye açılıyor; karanlığın parazitleri, özellikle Gözcü, evrenin derinliklerinden silinmeye hazırlanıyor. Bu parazit, düşüncelerimizin gölgelerinde saklanarak bizleri etkisi altına alıyor, içsel huzurumuzu bozan bir bulut gibi. … Continue Reading “IŞIĞIN UYANIŞI: KARANLIĞIN DERİNLİKLERİNDE KOŞAN RUHLAR VE KOZMİK DÖNÜŞÜM”

Yıldız Tohumu Olduğunuza Dair İşaretler: Ruhunuzun Derinliklerinde Saklı Evrensel Bağlantılar

Yıldız tohumları, evrenin sonsuz derinliklerinden gelen ruhlar olarak, dünyaya farklı bir bilinç ve titreşimle gelirler. Onların varlığı, sıradan bir insandan çok daha ötedir; yaşamları boyunca derin bir evrensel bağlantı hisseder … Continue Reading Yıldız Tohumu Olduğunuza Dair İşaretler: Ruhunuzun Derinliklerinde Saklı Evrensel Bağlantılar

Kozmik Enerjilerin Zirve Noktası: Aslan Kapısı Portalı ve Yükseliş Süreci

Aslan Kapısı Portalı, Sirius’un gücü ve Orion Kuşağı’nın Giza Piramitleri ile hizalanmasıyla, evrensel enerjilerin yeryüzüne aktığı derin bir enerji portalıdır. Bu süreçte, bireyler kalp çakrası ve Güneş Pleksusu gibi enerjisel merkezlerin aktivasyonu ile derin bir içsel dönüşüm yaşar. Aynı zamanda bu kozmik hizalanma, kolektif bilinçte de uyanışı tetikleyen bir arınma süreci başlatır.

VEBA SALGINI- KARA ÖLÜM

Sn. Fatih Altaylı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Teke Tek’ programında her yeni yıla girerken konuk olarak aldığı kitaplarına ve bilgisine hayran kaldığım Astrolog-Yazar Sn. Öner Döşer’in ‘’Gezegenlerin Gücü ve Gezegenlerin Kavuşumu’’ adlı kitabında da bahsettiği üzere ‘’Salgınlar’’ hakkında referans gösterdiği 19. Yüzyılın ilk yarısında yaşamış Ankaralı müneccim-şair Müderriszâde Sadullah el-Ankaravî’nin 1345-1351 yılları arasında yayılmış olan ‘Kara Veba’ salgın hastalığı hakkında yaptığı yorumlara değinip, büyük düşünürlerin de dediği gibi, o dönemde çıkmış olan veba salgınının hangi hakikate dayalı olduğunu ve Avrupa’ya nasıl hızla yayıldığını tarihi kaynaklarıyla birlikte sizlere bahsedeceğim.

THALASSA! THALASSA!

“ …Beşinci gün bir dağa vardılar; dağın adı Thekhes idi. Öncüler dağa vardığında ve denizi gördüklerinde büyük bir gürültü koptu. Ksenophon ve artçılar bunu duyunca ön taraftan da başka düşmanların saldırdığını düşündüler….Çığlık devamlı çoğalıyor ve yakınlaşıyordu, civardaki askerler de devamlı çığlık atan askerlere doğru koşuyordu. Askerlerin sayısı arttıkça çığlık çok daha güçlü hale geldi; Ksenophon artık çok önemli şeyler oluyor diye düşünmeye başladı ve atına atladığı gibi yanına Lykioslu süvarileri alıp yardıma koştu. Hemen ardından askerlerin “Deniz! Deniz!” diye haykırışlarını ve bu haykırışların ağızdan ağıza yayıldığını duydular. Ardından bütün artçı birlikler koşmaya başladı; hem yük hayvanları koşuyordu hem de atlar… Herkes zirveye vardığı anda, komutanlar ve yüzbaşılar da dahil olmak üzere hepsi gözyaşları içinde birbirlerine sarıldılar….”

MARATHON KOŞUSU

Taze kurulan demokrasileriyle ve ardından Pers bozgunuyla özgüveni yeniden yerine gelen Yunanlar, Yunan altın çağının müjdesini vermişlerdi.

Atinalıların ilk kez Persleri kovduğu Marathon Savaşı’nda henüz 35 yaşında olan genç asker Eshilos’sa, Yunanların en etkileyici trajedilerinden bazılarını yazarak tarihteki en büyük oyun yazarlarından biri olmuştu. Böylelikle Antik dünyanın en önemli edebiyat ve kültür dönemimin kapılarını açan Eshilos, Yunan askerlerinin cesaret ve dayanıklılık sınavını verdiği Marathon koşusunu ‘’Eski Yunan Tragedyaları’na’’ yazmış, bugün hala ”Modern Olimpiyat Oyunlarında” anılmasını sağlamıştır.
MÖ 5. yüzyılda Atina Akropolisi’nde inşa edilmiş, Yunan mimarisinin en büyük eseri olarak kabul edilen Parthenon, Perslere karşı Atina’nın bütün Yunanistan’ın önderi olma rolünü de kutlamak amacıyla yapılmıştır. Özgürlükleri ve demokrasi için savaşarak ölen Atinalıları!

KAHİRE’NİN GİZLİ MÜCEVHERİ: ÇÖP ŞEHİR MOKATTAM

Kahire’nin klostrofobik, köhne sokakları arasında sıkışmış, Gize yakınındaki piramitleri inşa edenlerin ruhaniyetiyle bir saklı gizem havası yayan Mokattam şehri, kasvetli görünüşü ve zayıf şöhretlerine rağmen, papaz muhafızları tarafından canlılığı korunmuş, ağır çöp kokusu ve oyma kabartmalı mağara kilisesiyle insanı hayal dünyasına davet eden büyüleyici bir hava sunmaktadır.

Mısır’da piramitlerin içine girmekten bile daha çok etkilendiğim bu şehirde bana hissettirdiklerini ve keşfettiğim ayrıntıları paylaşmadan gelin hikayesine birlikte bakalım.